5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-11

1- Hangisi, ışık mikroskobunda görülmez?

A)mantar B)virüs

C) bakteri D)protista

2– Aşağıdakilerden hangisi, uyku hastalığı, amipli dizanteri ve sıtma hastalığına neden olan canlıların ortak adıdır?

A) bakteriler B) protistler

C) virüsler D) mantarlar

3-Titreşen bir telin frekansı aşağıdakilerden hangisine bağlı değildir?

A)Gerginliğine   B)Cinsine   C)Uzunluğuna    D)Rengine

4-  I. Et ile beslenenler

II. Ot ile beslenenler

III. Hem ot hem de et ile beslenenler

IV. Fotosentez yapan bitkiler

Yukarıda verilenlerden hangileri tüketici olan canlılar grubuna aittir?

A) I- II- IV B) II- III- IV

C) I- II- III D) I- III- IV

5- Antibiyotiklerin bilinçsizce kullanılması sakıncalıdır. Hangisi ,bu sakıncalardan biri değildir?

1.

Bakteriler direnç kazanır.
2.

Hastalıklar tedavi edilemeyecek konuma ulaşır
3.

Yararlı bakteriler yok olur.
4.

Hücre yapımız direnç kazanır.

6-Ses aşağıda verilen ortamlardan hangisinde daha hızlı bir şekilde yayılır?

A)deniz B)nehir C)çelik D)hava

7-Aşağıdaki hastalıklardan hangisi bakterilerden oluşur?

A) tifo B)AIDS C)grip D)çocuk felci

8-Aşağıdakilerden hangisi dış kulakta bulunur?

A)örs kemiği B)işitme sinirleri C)kulak kepçesi D)çekiç kemiği

9-Aşağıdaki cisimlerden hangisinden dağınık yansıma elde edilir?

A)parlak gümüş levha B)parlak düz cam

C)pürüzlü toprak yüzeyi D)parlak çelik levha

10-Aşağıda verilenlerden hangisi gözümüzün yardımcı organlarından birisidir?

A)retina B)iris C)göz merceği d)kirpik

CEVAP ANAHTARI:

1-B   2-B   3-D   4-C   5-D    6-C   7-A   8-C   9-C   10-D

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-12

1.Doğadaki canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için birbirlerine gereksinim duyarlar .Bu gereksinime yol açan etken hangisidir?

A) madensel tuz   B)Hava   C) besin    D) toprak

2. Dişlerini düzenli olarak fırçalamayan kişilerin dişlerinde çürüme görülür.Dişlerin çürümesinde hangi canlı türü etkendir ?

A)pratistler      B) virüs   C) mantarlar     D)bakteriler

3. Aşağıdaki önlemlerden hangisi,mikroplu hastalıklardan korunma yollarından biri değildir?

A)önceden antibiyotik almak

B)dengeli beslenmek

C)önceden aşı olmak

D)hastalıklardan uzak durmak

4.Nezle,grip ve kuduz hastalıklarının ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A)yüksek ateş yapmaları

B)tedavilerinin olmaması

C)virüslerin yol açması

D)solunum yolunda oluşmaları

5.Aşağıdaki verilenlerden hangisi üretici canlıları tüketici canlılardan ayırt eden bir özellik değildir?

A)kendi besinlerini kendileri yapar.

B)enerjilerini,besinleri oksijenle yakarak elde ederler.

C)ürettikleri besinlerin bir kısmını depo etme özelliğine sahiptir

D)üretici canlılar genelde vücutlarında klorofil bulundururlar

6.Desibel (Db) adlı birimle sesin hangi özelliği ölçülür?

A)frekansı B)yüksekliği C)şiddeti D)yankısı

7.Aşağıdakilerden hangisinde ,hem ince kenarlı,hem kalın kenarlı mercek kullanılabilir?

A)büyüteçte B)saat camında C)gözlükte D)mikroskopta

8.Aşağıdaki sıvılardan hangisinin ışık geçirgenliği farklıdır?

A)su B)kola C)alkol D)maden suyu

9.Büyüteç olarak kullanılan saydam madde aşağıdakilerden hangisidir?

A)ince kenarlı mercek B)kalın kenarlı mercek

C)çukur ayna D)tümsek ayna

10.Ses aşağıdaki ortamlardan hangisinde daha hızlı yayılır?

A)su içinde B)boşlukta

C)tahta masada D)demiryolu rayında
==============CEVAPLAR==============

1)C——-2)D——–3)A——-4)C——–5)B——6)C——-7)C——-8)B——-9)B——-10)D

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÜNİTE SORULARI

ÜNİTE 1: CANLILAR VE DOĞAYLA ETKİLEŞİMLERİ

1-Aşağıdaki virüslerden hangisi kan yolu ile bulaşarak

hastalık yapar?

A- Kızamık B-Çocuk felci C-Hıv D-Nezle

2-Virüsler için;

1-Yapısına girdiği bir hücrenin stoplazmasında yaşayabilir.

2-Hücre içinde üreyerek çeşitli hastalıklara neden olur.

3-Çürükçül olarak yaşarlar.

Yargılardan hangileri doğrudur?

A-yalnız1 B-1-2 C-yalnız 3 D- 2-3

3-Aşağıdaiklerden hangileri virüslerin neden olduğu hastalık

lardandır?

1- su çiçeği 2-kızamık 3-çoçuk felci 4-AİDS

A-1-3 B-2-4 C-2-3-4 D-1-2-3-4

4- Ölen canlılar ve canlı artıklarının toprağa karışmasını sağlayan

canlı grubu aşğıdakilerden hangisidir?

A-Tüketiciler B-Üreticiler C- Çürükçül bakteriler ( ayrıştırıcılar) D-Otçullar

5-Aşağıdakilerden hanğilerine bakteriler neden olur?

1-Sütün peynir ve yoğuda dönüşmesi

2-Toprağın azot bakımından zenginleşmesi

3-Havadaki karbondioksit oranının artması

4-İnsanlardaki saç kıran hastalığın meydana gelmesi

A-1-2 B-1-4 C-2-3 D-1-2-3

6-Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

A-Serum, sağlıklı kişiye verilir.

B-Serum, hastalıklara karşı ömür boyu korur.

C-Aşı, hastalıktan önce yapılır.

D-Her hastalığın aşısı vardır.

7-Bir bakteri türü, besinlerin sadece hava ile temas eden kısımlarda yaşayabilir.

Buna göre , hangi ortamdaki ekmek üzerinde bu bakteri türü daha hızlı çoğalır?

A-Buzdolabına konan B-su içine bırakılan C-Kurutulup kağıt torbaya konan D-Açıkta bırakılan.

8-Aşağıdakilerden hangisi sütü yoğurta dönüştürür?

A-Çürükçül yaşayan bakteriler B-Maya bakterileri C-Küf mantarı D-Azot yarıştıcı bakteriler

9-Küf mantarı nasıl çoğalır?

A-sporlanarak B- bölünerek C-tomurcuklanarak D-yumurta ile

10-Aşağıdakilerden hangisi zararlı mantardır?

A-Bira mayası mantarı B-Buğday pası mantarı

C-Şarap mayası mantarı D-Peynir küfü mantarı

11-Aşağıdakicanlılardan hangisi bir hücreli değildir?

A-Paramesyum B-Öglena C-Amip D-Şapkalı mantarı

12-Aşağıda verilen canlı ile çoğalma şekli eleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A-Şapkalı mantar-sporlama B-Amip-bölünme C-Paramezyum-sporlama D-Öglena-bölünme

13-Mantarlar nemli ortamlardahızla çoğalır.Buna göreayğında mantarhastalığı olan biri hangi uygulamayı yapmalıdır?

A-Ayaklarını sürekli ıslak tutmalı C-Nemli çorap giymeli

B-Ayaklarını yıkadıktan sonra iyice kurulamalı D-Dar aykkabıları çorapsız giymeli

14-Aşağıdajkilerden hangisi besinlerini bitkilerden ve başka hayvanlardan sağlarlar?

A-Hem et , hem ot yiyenler B-Otoburlar C-Eteburlar D-Üreticiler

15-Aşağıdakilerden hangisi mantarların özelliklerindendir?

1-Bütün mantarlar tek hücrelidir.

2-Klorofilleri olmadığı için besin yapmazlar.

3-Çürükçül,parazit veya ortak yaşarlar.

A-Yalnız 1 B-Yalnız 2 C-2-3 D-1-2-3

16-Kuvvetli bir antibiyotikolan penisilin aşağıdakilerden hangisinden sağlanır?

A-Çürükçül bakteri B-Peynir küfü mantarı C-Su yosunu D-Liken

17-Vücuda giren mikropların kana verdikleri hastalık yapan kiyasal maddeleri (toksinleri)etkisiz hale getiren direnç sistemine bağışıklık denir.Aşağıdakilerden hangileri ile bağışıklık sağlanabilir?

1-Aşı ve serüm ile

2-Bazı hastalıkları daha önce geçirmekle

3-Devamlı ilaç kullanmakla

A-1,3 B-1,2 C-2,3 D-1,2,3

1.

?+Su+Güneş ışığı KrolofiBesin+oksijen

Yeşil bitkiler besin üretirler.Bu olayı gösteren şemada ? yerine aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır?

A-Metal tuzları B-Glikoz C-Hidrojen D-Korbondioksit

19-Aşağıda hangi seçenekte verilen canlılar bir besin zinciri oluşturabilir?

A-OT—GEYİK—ASLAN B-KURT—AĞAÇ—ÇİÇEK

C-AĞAÇ—OT—KUŞ D-ASLAN—MANTAR—ÇİÇEK

20-Dişlerini düzenli olarak fırçalamayan kişilerin dişlerinde çürüme görülür.Dişlerin çürümesinde hangi canlı türü etkendir?

A-Protistler B-Virüsler C-mantarlar D-bakteriler

21-Aşağıda,canlılarda görülen bazı beslenme biçimlerinin adı verilmiştir.Bunlardan hangisi,besinini hazır olarak alan canlılara ait değildir?

a-Ortak yaşam B-ototof C-asalak yaşam D-Otçul

22-Hangi seçenekte verilen organizmaların tamamı protistler grubunda yer alır?

A-Öğlena Amip – Terliksi hayvan

B-Bakteri,terliksi hayvan, öglena

C-amip,sıtma mikrobu,mantar

D-öglena,terliksi hayvan,virüs

23-Buğday ekimi yapılan bir çevrede yaşayan yılanlar,derilerinden kemer yapılmak üzere avlanmaktadır.Bu çevrede bir süre sonra hangi organizmaların sayısında artma görülür?

A-Tarla farelerinin

B-Sivri sineklerin

C-Buğday bitkisinin

D-Göçmen kuşların

24-Verilen canlı türlerinden hangisinin yapısında stoplazma bulunmaz?

A-Virüslerin B-Mantarların C-Bakteriler D-Protistlerin

25-Nohut bitkisi üretici canlılar grubuna girer.Nohutun üreticiler grubunda

yer almasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A-Nohuttan leblebi yapılması

B-Kendi besinini kendisi yapması

C-Her yıl ürün vermesi

D-İnsanlar tarafından tüketilmesi

2.ÜNİTE SES VE IŞIK

1-Ses kaynakları çok hızlı titreşince oluşan ses nasıldır?

A-İnce B-Zayıf C-Kuvvetli D-Kalın

2-Aşağıdekilerden hangisi sesin ayırt edici özelliklerinden değildir?

A-Yansıması B-Tını C-Şiddeti D-Yüksekliği

3-Yarasalar,sesin hangi özelliğinden yararlanarak yönlerini bulurlar?

A-Yankılanma B-Frekans C-Tını D-Rezonans

4-Aşağıdakilerden hangisi sesin şiddetini arttırır?

A-Kaset B-CD C-Mikrofon D-Film

5-Aşağıdakilerden hangisinde ses dalgaları yayılmaz?

A-Katılarda B-Boşlukta C-Gazlarda D-Sıvılarda

6-Sesle ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır?

A-Dalgalar halinde yayılır. B-Ses boşlukta yayılır.

C-Titreşim sonucunda oluşur. D-Hızı,ortamın cinsine bağlıdır.

7-3,4 km uzakta patlayan bir topun sesi kaç sn sonra işitilir?

(Sesin havadaki yayılma hızı sn’de 340 m’dir.)

A-0,01 B-0,1 C-10 D-100

8-Sesin şiddetini ölçen birime ne ad verilir?

A-Rezonans B-Frekans C-Tını D-Desibel

9-Aşağıdakilerden hangisi orta kulakta yer alır?

A-Kulak yolu B-Kemik köprü C-Salyangoz D-Denge sinirleri

10-Kulakta,ses titreşimlerini alan işitme hücrelerinin bulunduğu yer aşağıdakilerden hangisidir?

A-Östaki borusu B-Kulak zarı C-Salyangoz D-Yarım daire kanalları

11-Kulağın bir görevi de vücudun denge durumunu beyne haber vermektir.Kulağın hangi kısmı bu görevi yapar?

A-Kemik köprü B-Yarım daire kanalları C-Salyangoz D-Kulak zarı

12-Aşağıdakilerden hangisi orta kulakta bulunur?

A-Östaki borusu B-Salyangoz C-Kulak kepçesi D-Yarım daire kanalları

13-Havadan suya giren ışığın hızı nasıl değişir?

A-Azalır B-Artar C-Yarıya iner D-Değişmez

14-Aşağıdakilerden hangisi ışık kaynağı değildir?

A-Güneş B-Ay C-Yanan mum D-Ateş böceği

15-Işık, aşağıdaki ortamların hangisinde daha hızlı ilerler?

A-Hava B-Cam C-Su D-Plastik

16-Aşağıdakilerden maddelerden hangisi saydam maddedir?

A-Karton B-Taş C-Su D-Süt

17-Aşağıdakilerden hangisi yarı saydam maddedir?

A-İnce cam B-Bakır levha C-Buzlu cam D-Taş

18-Düz aynadaki görüntüsü ile kendisi arasında 160 cm uzaklıkta bulunan bir kişi,bulunduğu yerden aynaya 20 cm yaklaştığında,görüntüsü ile kendisi arasındaki uzaklık kaç cm olur?

A-80 B-100 C-120 D-180

19-Aşağıdakilerden hangisi çukur aynadır?

A-Taşıtlardaki dikiz aynası B-Kaşığın dış yüzeyi

C-Otomobil farları D-Banyo aynası

20-Aşağıdakilerden hangisi ışık ışınlarını kırar?

A-Düz ayna B-Mercekler C-Tümsek ayna D-Çukur ayna

21-Deniz kıyısından su içindeki bir cisme bakan kişi,cismi nasıl görür?

A-Bulunduğu yerde B-Daha küçük C-Bulunduğu yerden daha yukarıda D-Bulunduğu yerden daha aşağıda

22-Aşağıdakilerden hangisi güneş ışığını renklerine ayırır?

A-Kalın kenarlı mercek B-Işık prizması C-Düz ayna D-Tümsek ayna

23-Sert tabakanın gözün ön tarafında bulunan kısmına ne ad verilir?

A-Saydam tabaka B-Ağ tabaka C-Göz merceği D-Göz bebeği

24-Göze rengini eren aşağıdakilerden hangisidir?

A-Göz bebeği B-İris C-Göz merceği D-Ağ tabaka

25-Göz uyumu gözün hangi kısmı ile sağlanır?

A-Sarı benek B-İris C-Ağ tabaka D-Göz merceği

26-Cisimlerin görüntüsü normal bir gözün hangi kısmında oluşur?

A-Saydam tabaka B-Sert tabaka C-Damar tabaka D-Ağ tabaka

3.ÜNİTE;ISI VE ISININ MADDEDEKİ YOLCULUĞU

1-Aşağıdakilerden hangileri katı yakıttır?

1-Odun 2-Benzin 3-Kömür 4-Mazot

A-1-2 B1-3 C-1-2-3 D-1-2-3-4

2-Aşağıdakilerden hangisi ısıyı az iletir?

A-Alüminyum B-Tahta C-Bakır D-Demir

3-Aşağıdakilerden hangisi ısıyı iyi iletir?

A-Hava B-Cam C-Kağıt D-Bakır

4-Aşağıdakilerden hangisi ısıyı az iletir?

A-Alüminyum B-Cam C-Demir D-Bakır

5-Aşağıdaki yakıtlardan hangisi çevreyi en az kirletir?

1-Doğal gaz 2-Odun 3-Kömür 4-Linyit

A-Yalnız 1 B-Yalnız 2 C-1-3 D-3-4

6-Bir cam çubuk ısıtıldığında hangi özelliği değişmez?

A-Yoğunluğu B-Sıcaklığı C-Hacmi D-Kütlesi

7-Hava ile şişirilmekte olan bir balonun hacminin artması havanın hangi özelliği hakkında bilgi vermez?

A-Madde olduğu B-Isı iletkenliği C-Kuvvet uyguladığı D-Bulunduğu kabı tamamen doldurduğu

8-Aşağıdakilerden hangisi,konut yapımında ısıyı iyi iletmeyen maddelerin kullanılmasının sebebidir?

A-Meydana gelebilecek yangınları önlemek

B-Konutun daha dayanıklı olmasını sağlamak

C-Isı alış verişini hızlandırmak

D-Yakıttan tasarruf sağlamak

9-Aşağıdakilerden hangisi iyi bir yakıtta bulunması gereken özelliklerdendir?

A-Yandığında ortama fazlaca kükürtlü gazlar vermesi

B-Yüksek oranda nem bulundurması

C-Fazlaca kül bırakması

D-Yüksek kalorili olması

10-Bir maddenin ısı olarak katı halden sıvı hale geçmesine ne ad verilir?

A-Erime B-Buharlaşma C-Donma D-Kaynama

11-Yoğunlaşma olayında madde hangi halden hangi hale geçer?

A-Katıdan gaza B-Gazdan sıvıyı C-Sıvıdan katıya D-Katıdan sıvıya

12-Saf bir madde hal değiştirirken hangi özelliği sabit kalır?

A-Şekli B-Hacmi C-Sıcaklığı D-Isısı

13-Su buharı sıvı hale geçerken aşağıdakilerden hangisi olur?

A-Isı alır B-Isı verir C-Hacmi artar D-Yoğunluğu değişmez

14-Aşağıdakilerden hangisi daha kolay erir?

A-Mum B-Buz C-Demir D-Naftalin

15-Güneş ışığı alan ve içerisinde buz bulunan cam tüp,aşağıdaki renklerden hangisine boyanırsa,buz daha çabuk erir?

A-Mavi B-Kırmızı C-Siyah D-Beyaz

16-Aşağıdakilerden hangisi maddenin hal değiştirmesine örnek değildir?

A-Su buharının su haline gelmesi B-Tuzun suda çözünmesi C-Naftalinin buharlaşması

D-Demirin erimesi

17-Gökyüzüne doğru uçan bir balon bir süre sonra niçin patlar?

A-Buharlaşma B-Genleşme C-Kaynaması D-Süblimleşme

18-Aşağıdakilerden hangisi yapılırsa sıvının kaynama sıcaklığıdüşer?

A-Sıvı yüzeyindeki basınç azaltılırsa

B-Sıvının miktarı azaltılırsa

C-Sıvı derin bir kaba konulursa

D-Sıvı miktarı artırılırsa

19-Aşağıdakilerden hangilerinde ısı yalıtımına yönelik uygulama vardır?

1-Pencerelerin çift camlı olması

2-Çatı zemininincam yönüyle kaplanması

3-Sobaların ısıyı ileten maddelerden yapılması

A-Yalnız 1 B-Yalnız 3 C-1 ve 2 D-1-2 ve 3

20-Aşağıdaki kaynaklardan hangisi ısı enerjisi verirken ,çevreyi kirletici etkide bulunmaz?

A-Elektrik ocağı B-Kömür sobası C-Doğal gazlı kombi D-Şömine

21-Aşağıdakilerden hangisi ısı enerjisinin etkilerinden değildir?

A-Genleşmeye yol açmak B-Sıcaklık artışı sağlamak C-Maddenin kütlesini arttırmak

D-Hal değişikliği oluşturmak

22-Sıcak su ile soğuk su karıştırılırsa ,aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri gerçekleşir?

1-Sıcak su ısı verir.

2-Her iki suyun sıcaklığı eşit olur.

3-Isı alış verişi gerçekleşir.

A-Yalnız 2 B-1ve2 C-1ve3 D-1-2ve3

23. Sert tabakanın gözün ön tarafında bulunan kısmına ne ad verilir?

1.

saydam tabaka
2.

ağ tabaka
3.

göz merceği
4.

göz bebeği

24. Göze rengini veren aşağıdakilerden hnagisidir?

1.

göz bebeği
2.

iris
3.

ağ tabaka
4.

göz merceği

25. Göz uyumu gözün hangi kısmı ile sağlanır?

1.

sarı benek
2.

iris
3.

ağ tabaka
4.

göz merceği

26. Cisimlerin görüntüsü normal bir gözün hangi kısmında bulunur?

1.

saydam tabakada
2.

sert tabakada
3.

damar tabakada
4.

ağ tabakada

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-13

1. “Virüsler yaşamlarını hücre içersinde _______________ olarak devam ettirir.” Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilmelidir ?

A. Gizlenerek B. Çoğalarak C. Bölünerek D. Asalak

2. Mantarlar nemli ortamlarda hızlı çoğalır. Buna göre ayağında mantar hastalığı olan bir hangi uygulamayı yapmalıdır ?

A. Ayaklarını sürekli ıslak tutmalı.

1.

Nemli çorap giymeli.
2.

Ayaklarını yıkadıktan sonra iyice kurulamalı.
3.

Dar ayakkabıları çorapsız giymeli.

1.
1.

Dört öğrenci,aynı şiddette ve yükseklikteki bir sesle İstiklal Marşı’nı okumaktadır. Öğrencilerin seslerini birbirinden ayırabilmemiz için sesin hangi özelliğinden yararlanmamız gerekir?
2. A. Tını B: Yükseklik C. Şiddet D. RezonansAşağıdakilerden hangisi, kulağımızın çekiç,örs,üzengi kemiklerinden oluşan bölümdür?
3. A. Orta kulak B. Dış kulak C. İç kulak D. Kulak yolu
4.

5. Seslerin bir engele çarparak, kulağımıza tekrar geri dönmesi olayına yankı denir. Aşağıdaki hayvanlardan hangisi sesin yansıma özelliğinden yararlanarak hareket eder ?

A. Yarasa B. Kırlangıç C. Güvercin D. Kuzu

6. Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde sıcaklık ölçen alet birimi doğru olarak verilmiştir?

A. Barometre- oC B.Termometre-cal C. Termometre- oC D. Barometre-cal

7. Kış mevsiminde demiryolu rayları döşenirken,aralarında boşluk bırakılır. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir ?

1.

Ray kullanımında tasarruf sağlamak.
2.

Büzülme olayını önlemek.
3.

Yazın genleşmeyle oluşabilecek bükülmeleri önlemek.
4.

Trenlerin rahat hareketini sağlamak.

8. Aşağıdakilerden hangisi rüzgar enerjisinin, hareket enerjisine dönüşmesiyle çalışır ?

A. Gemi B. Uçak C. Planör D. Kağnı

9. Hız ile zamanı çarptığımızda aşağıdakilerden hangisini buluruz?

A. Aracın hızını B. Kalan yolu C. Alınan Yolu D. Geçen süreyi

10. Ağaçtan kopan yaprakların yere düşmesinin sebebi nedir?

A. Hacim B. Ağırlık C. Yerçekimi D. Kütle

11.Aşırı sıcak ve soğuktan etkilenmeyen, cansız ortamda yaşamayan canlı çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?

A) bakteriler B) virüsler C) mantarlar D) küf mantarları

12. Aşağıda verilen hastalıklardan hangisine bakteriler neden olmaz?

A) verem B) tifo C) kuduz D) kolera

13.Mantarlar hangi ortamda daha iyi yaşarlar?
A) Bol ışıklı ortamda B) Işıksız ortamda
C) Kurak ortamlarda D) Soğuk ortamlarda

14.Besinlerini kendileri yapamayan, dışarıdan, hazır olarak olan canlılara ne ad verilir?

A) Ayrıştırıcı B) Üretici C) Tüketici D) Protista

15.Üzerinde yaşadığı canlıya zarar veren canlı çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Parazit B) Etçil C) Otçul D) Çürükçül

16.Ses nasıl meydana gelir?

A)Ses maddenin titreşmesinden meydana gelir

B)Sesi maddenin molekülleri çıkarır.
C)Ses maddenin ağırlığından meydana gelir

D)Ses maddenin hal değiştirmesinden meydana gelir

17. Ses aşağıdaki atomların hangisinde yayılmaz?

A) Boşlukta B) Katılarda C) Sularda D) Gazlarda

18. İlk ses kaydedilen araç aşağıdakilerden hangisidir?

A) Video B) Pikap C) CD D) fonograf

19. Yüksek şiddette seslerin oluşturduğu ortamda kulak zarının zarar görmesini önleyebilmek için aşağıdaki davranışlardan hangisini yapmalıyız?

A)Ağız açık tutulmalıdır B)Ağız kapatılmalıdır

C)Ağız ve burun kapatılmalıdır D)Burun deliği açık tutulmalıdır

20. Sesin bir engele çarparak tekrar bize gelmesine ne denir?

A) tını B) şiddet C) yankı D) frekans

21.Aşağıdaki cisimlerden hangisi ısıyı iyi iletmez?

A) gümüş yüzük B) tahta kaşık

C) bakır tepsi D) demir çubuk

22. Isıtılan maddelerin hacimlerinin büyümesine verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

A)genişleme B) genleşme C) erime D) yoğunlaşma

23. Çevreye en az zarar veren yakıt hangisidir?

A)doğalgaz B) linyit C) benzin D) odun

24.Aşağıdakilerden hangisi gaz halindeki buharın tekrar sıvı haline dönüşmesini sağlar?

A)buharlaşma B) kaynama C) erime D) yoğunlaşma

25.Aşağıdakilerden hangisi yalıtım maddesi olarak kullanılmaz?

A)cam yünü B) ahşap C) bakır D) köpük

CEVAPLAR

1.

D
2.

C
3.

A
4.

A
5.

A
6.

C
7.

C
8.

C
9.

C
10.

C
11.

B
12.

C
13.

B
14.

C
15.

A
16.

A
17.

A
18.

D
19.

A
20.

C
21.

A
22.

A
23.

A
24.

D
25.

C

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-14

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-14

1.

Aşağıdaki özelliklerden hangisi virüslere ait değildir?

a)Virüsler ,sadece canlı vücudunda parazit olarak yaşar

b) Cansız ortamda kristalleşirler

c) Kendi besinlerini kendileri yapabilirler

d)Virüsler, baş ve kuyruk olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir

2) Vücutta oluşan yabancı maddeler nasıl dışarı atılır?

a)Ter ve idrar yoluyla b)Aşı olarak c) Dinlenerek d)Spor yaparak

3)Aşağıdaki hastalıklardan hangilerinin nedeni virüslerdir?

I-Suçiçeği

II- Kabakulak

III-Kızamık

a) I-II-III b) II-III c)I-III d)I-II

4-Ses en fazla hangi ortamda yayılır?

a)Boşlukta b) Katılarda c) sıvılarda d)gazlarda

5-Saz telinin çıkardığı sesin yüksekliği aşağıdakilerden hangisine bağlı değildir?

a)frekansına b)inceliğine c)cinsine d)genliğine

6) Bir telin çıkardığı sesin frekansı aşağıdakilerden hangisi ya da hangilerine bağlıdır?

I. Cinsine

II.Uzunluğuna

III.Kalınlığına

a)I b)II,III c)I,II,III d)I,III

7)Güneş ışığının tüm renklerini yansıtan cisim hangi renkte görülür?

a)Sarı b)Kırmızı c) Beyaz d)Siyah

8)Aşağıdakilerden hangisi ısı enerjisinin maddeler üzerindeki etkilerinden değildir?

a)Maddelerin kütlesini değiştirir. b)Maddelerin yanmasını sağlar.

c)Maddelerin fiziksel durumlarını değiştirir. d)Maddelerin sıcaklığını artırır.

9)I.Sıvının miktarı

II.Isı miktarı

III.Açık hava basıncı.

Yukarıdakilerden hangilerinin değişmesi sıvının kaynama sıcaklığını etkiler?

a)I ve II b)Yalnız II c)Yalnız III d)I ve III

10)Bir odanın içinde yanan sobanın odayı ısıtması hangi yolla gerçekleşir?

a)İletimle b)Madde akımıyla c)Işımayla d)Yansımayla

CEVAPLARI: 1-C   2-A   3-A   4-B   5-D   6-C   7-C   8-A   9-A  10-B

5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ SORU VE CEVAPLAR-15

1.Aşağıdakilerden hangisinde hem bitki hem hayvan özelliği vardır?

a) Amip b) Bakteri c) Öglena d) Paramesyum

2.Aşağıdaki hastalıkların hangisinin nedeni virüs derğildir?

a) Aids b) Nezle c) kızamık d) verem

3. Aşağıdakilerden hangisi fotosentez olayında gerekli değildir?

a) Oksijen   b) Su    c) karbondioksit   d) verem

4.Aşağıdakilerden hangisi bir iç parazittir?

a) bit       b) tenya     c ) pire   d) tahtakurusu

5.Aşağıdaki ortamların hangisinde ses en hızlı şekilde yayılır?

a) boşluk      b) sıvı           c) katı      d) hava (gaz)

6.Aşağıdakilerden hangisi bir besin zincirinde üretici canlıdır?

a) koyun b) kurt c) ayı d) yonca

7.Bir denizaltı, denizin dibine gönderdiği sesin yankısını 3sn sonra alıyor.Denizaltının bulunduğu yerdeki denizin derinliği 2300 m ise denizaltı su yüzeyinden kaç m derinliktedir?

(Sesin suda yayılma hızı:1460 m/sn)

a) 210 b) 110 c) 190 d) 10

8.

1.

Ses bir enerji türüdür.
2.

Sesin oluşması için mutlaka bir titreşim gerekir.
3.

İşitilebilen bir sesin şiddeti 0 desibel ise o sesin durumuna işitme eşiği denir.

Yukarıda ses ile ilgili olarak belirtilenlerin hangileri doğrudur?

a) I-II-III b) I ve II c) II ve III d) I ve III

9. Saydam bir ortamdan, başka saydam bir ortama geçen ışığın doğrultusunu değiştirmesine ne ad verilir?

a) Kırılma b) Yanma c) Yayılma d) Sapma

10.Beyaz ışığın prizmadan geçişi, doğadaki hangi olaya benzetilebilir?

a)  Gölge oluşumuna b) sis oluşumuna c) rüzgar oluşumuna d) gökkuşağı oluşumuna

CEVAP ANAHTARI

1- D     2- D     3 – C   4- B    5- C    6-D    7-A    8-A    9- A     10-D

Duyu Organları [Vucudumuzdaki Sistemler]

DUYU ORGANLARIMIZ
Çevremizi algılamamızda görevli olan göz, kulak, burun, dil ve deri duyu organlarımızdır.Duyu organlarımız birlikte çalıştığında çevremizi algılamamız daha kolay ve doğrudur. Çevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini, yumuşaklığını, sıcaklığını vb. özelliklerini duyu organlarımız sayesinde hissederiz. Uyarıları dış ortamdan alarak sinirlere aktaran, duyu organlarının yapısında bulunan özel hücrelere duyu almaçları adı verilir. Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır. Uyarı, ilgili almaç tarafından alındığı zaman uyartıya dönüşür. Uyartılar, duyu almaçları sayesinde, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir.  Bu merkezler, kendilerine ulaşan uyartı mesajını değerlendirir, mesajın gerektirdiği cevabı vücudun ilgili bölümlerine gönderir ve bu bölümlerin cevabı yerine getirmesini kontrol eder. Bu sayede dış ortamdan gelen uyarıları algılarız.

Önemli NOT:
* Duyu organlarımızın beraber çalışması durumunda algılamamızın daha kolay ve doğru olur.
* Çevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini vb. duyu organlarımız sayesinde hissederiz.
* Dış ortamdan duyu organlarımız ile aldığımız uyarıları sinirlere aktaran özel hücrelere “duyu almaçları” adı verilir. Duyu almaçlarının, duyu organlarının yapısında bulunur.
* Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır. Duyu almaçları sayesinde uyartıların, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir. Beyindeki ilgili merkezin kendisine ulaşan uyartı mesajını değerlendirip mesajın gerektirdiği komutları vücudun ilgili bölümlerine verir ve bu bölümlerin verilen komutları yerine getirmesini kontrol eder. Böylece dış ortamdan gelen uyarıların algılanması sağlanmış olur.

GÖRME ORGANIMIZ GÖZAşağıdaki fotoğrafı inceleyerek gözümüzü koruyan ve görme işinde görevli olan yapıların neler olduğunu söyleyebilir misiniz? Göz, çevremizden aldığı ışık sayesinde görmemizi sağlayan duyu organımızdır. Gözümüzü koruyan yapılar kaşlar, göz kapakları, kirpiklerdir. Gözümüzde ayrıca gözyaşı bezleri ile göz yuvarlığını göz çukuruna bağlayan ve bunların hareketini sağlayan kaslar bulunur. Aşağıda şekli inceleyerek gözün görmesini sağlayan bölümler hakkında bilgi edinelim.

Göz sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden
oluşur.
Gözün Bölümleri

a) Sert Tabaka: Gözün dışında bulunan beyaz renkli kısımdır ve gözü dış etkilerden korur. Işığı kıran bu tabakaya saydam tabaka (kornea) adı verilir.
b) Damar Tabaka: Sert tabakanın altında yer alır ve gözün beslenmesini sağlayan damarlardan oluşur. Damar tabaka, gözün ön kısmındaki irisi oluşturur. İris gözün renkli kısmıdır. İrisin ortasında bulunan kısma göz bebeği adı verilir. İris, gözümüze gelen ışığın şiddeti fazla olduğunda göz bebeğini daraltır, az ışıklı ortamlarda ise göz bebeğinin büyümesini sağlar.
c) Ağ Tabaka (Retina): Işığa karşı duyarlı almaçların bulunduğu kısımdır. Ağ tabakadaki sinirler birleşerek göz yuvarlağının arka tarafından çıkıp beyne gider. Sinirlerin göz yuvarlağından dışarı çıktığı yere kör nokta adı verilir. Kör nokta ışığa karşı duyarlı değildir ve burada görüntü oluşmaz. Kör noktanın üst kısmında ve göz bebeğinin hizasında bulunan çukur bölgeye sarı leke denir. Görüntü sarı lekede meydana gelir. Ağ tabakanın ön kısmında göz merceği bulunur.

Nasıl Görürüz?



1. Cisimlerden yansıyan ışık ışınları, önce saydam tabakaya gelir ve burada kırılır. Kırılan ışın ardından göz bebeğine gelir.
2. Göz bebeğinden gelen ışınlar, göz merceğinde tekrar kırılarak ağ tabaka üzerine düşer.
3. Ağ tabakada yer alan sarı leke üzerinde ters bir görüntü oluşur. Oluşan görüntü buradaki görme almaçları tarafından algılanır.
4. Algılanan görüntü, görme sinirleri vasıtasıyla beyindeki görme merkezine iletilir. Ters görüntü, beyindeki görme merkezinde düz olarak algılanır. Böylece görme gerçekleşir.

Göz Kusurları ve Bu Kusurların Tedavi Yolları

Göz kusurları doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Doğuştan olan bazı göz kusurları şunlardır:
Renk körlüğü (Daltonizm): Kırmızı ve yeşil renklerin birbirinden ayırt edilemediği bir göz kusurudur. Tedavisi yoktur. Aşağıdaki resim renk körlüğünün belirlenmesinde kullanılır.

Şaşılık: Gözü hareket ettiren kasların uyumsuzluğu sonucunda oluşur, ameliyatla giderilebilir.

Aşağıdaki çizelgede sonradan oluşan bazı göz kusurları, bu kusurlara sahip kişilerin nasıl gördükleri ve bunların tedavi yolları verilmiştir.

Gözlük ve kontak lensler, bazı göz kusurlarının tedavisinden kullanılan teknolojik araçlardandır. Saydam tabakadaki saydamlığın bozulduğu veya yok olduğu ya da bu tabakanın şeklinin değiştiği durumlarda hastalara kornea nakli yapılır. Kornea nakli, gözün bozuk olan korneasının sağlam bir kornea ile değiştirilmesi işlemidir.

Önemli NOT: Göz görmemizi sağlayan duyu organımızdır.Göz kaşlar, göz kapakları, kirpikler ve gözyaşı bezleri ile göz yuvarlığını göz çukuruna bağlayan ve bunların hareketini sağlayan kaslardan oluşmuştur.Gözün görmeyi sağlayan bölümlerinin sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabakadır.İris gözümüze gelen ışığın şiddeti fazla olduğu zaman göz bebeğini daralttır, az ışıklı ortamlarda ise göz bebeğinin büyümesine sebep olur.

İŞİTME ORGANIMIZ KULAK
Kulaklarımız işitmemizi ve dengemizi sağlayan duyu organımızdır. Suya atılan bir taşın oluşturduğu dalgalar gibi havada da ses dalgaları mevcuttur. Bu ses dalgaları kulağımızdaki duyu almaçları ile algılanır. Aşağıdaki şekli inceleyerek kulağın bölümleri hakkında bilgi edinelim.

Kulak dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur.

Kulağın Bölümleri
a) Dış Kulak: Kulak kepçesinden ve kulak yolundan oluşur. Kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak kepçesi kıkırdak bir yapıya sahiptir. Kulak yolu, kulak kepçesini orta kulağa bağlayan bir kanaldır. Kulağımız kulak kiri olarak adlandırılan bir sıvı salgılar. Bu sıvı, kulak yolundaki kıllar ile birlikte kulağa giren toz vb. maddelerin kulak zarına ulaşmasını engeller.
b) Orta Kulak: Orta kulakta çekiç, örs, üzengi kemikleri, östaki borusu ve oval pencere bulunur. Üzengi kemiği vücudumuzun en küçük kemiğidir. Çekiç kemiği kulak zarına, üzengi kemiği ise iç kulaktaki oval pencereye temas eder. Bu özellikleri ile kulak kemikleri, kulak zarını iç kulağa bağlayan bir köprü oluşturur. Östaki borusu orta kulaktan yutağa açılır. Böylece orta kulak ile vücudun dışı arasındaki basınç farkını dengeleyerek kulak zarının yırtılmasını engellemiş olur.
c) İç kulak: Dalız, salyangoz ve yarım daire kanallarından oluşur. Dalız, oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangoza iletir. Salyangozda işitme sinirleri vardır ve gelen ses dalgaları işitme sinirleri ile beyne iletilir. Vücudumuzun dengesinin bozulup bozulmadığını beyinciğe bildirme işini salyangozun üst kısmındaki yarım daire kanalları yapar.

Önemli NOT:İç kulakta yarım daire kanalları vücudun dengesini sağlanmasında önemli rol oynar. Vücudun durumu değiştiğinde buradan beyne giden mesajlar sonucu beyin vücudun konumunu değiştirip denge sağlar

Nasıl işitiriz?



1. Kulak kepçesi ile toplanan ses dalgaları kulak yolu ile kulak zarına gelir ve zarı titreştirir.
2. Kulak zarının titreşmesiyle birlikte çekiç, örs ve üzengi kemikleri de titreşir ve bu titreşim oval pencereye iletilir.
3. Üzengi kemiği, ses titreşimlerinin oval pencereden iç kulakta bulunan dalıza iletmesini sağlar. Dalız, oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangozdaki yarım daire kanallarına gönderir.
4. Ses, yarım daire kanallarındaki işitme almaçları tarafından algılanır ve işitme sinirleri aracılığı ile beyindeki işitme merkezine iletilir. Böylece işitme olayı gerçekleşmiş olur.

İşitme Bozukluları ve Bunların Tedavi Yolları
Çevrenizde işitme bozukluğu olan kimseler var mı? İşitme bozukluklarının sebebi ne olabilir? İşitme bozukluklarının birçok sebebi vardır. Bunların bazıları işitme kaybına, bazıları da sağırlığa yani hiç duymamaya yol açabilir. İşitme bozuklukları doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir.  Kulak zarı sertleşmesi, orta kulakta kemik kaynaması ve iç kulaktaki zedelenmeler doğuştan olabilir. Bazen bir hastalık ya da yüksek şiddette sesler kulağa zarar verip işitme kaybına sebep olabilir. İşitme kaybı oluşursa işitme cihazı kullanılması gerekir.
İşitme Cihazları: Dışarıdan gelen seslerin şiddetini yükselterek onları kulağın duyabileceği seviyeye getiren küçük elektronik aletlerdir. Genellikle iç kulakla ilgili işitme kayıplarında kullanılır ancak bazen orta kulak rahatsızlıkları için de kullanılabilmektedir. İşitme cihazı sesi yükseltir ama işitme kaybını düzeltmez. Mikrofon, pil ve kulaklık gibi bazı temel parçalardan oluşur. İşitme cihazları duyma bozukluğu olan her yaştaki insan tarafından kullanılabilir.
Wireless Teknolojisi: Duymayan kulaktan duyan ya da az işitme kaybı olan kulağa kablosuz iletim sağlayan yeni bir teknolojidir. Hasta bu cihazla, sesleri daha iyi duyar.

DOKUNMA ORGANIMIZ DERİ
Deri, en büyük duyu organımızdır ve vücudumuzun dışını tamamen kaplar. Ayrıca vücut ısısını ayarlar, solunum ve boşaltıma yardımcı olur ve vücudu dış etkilerden korur. Derinin üzerinde dokunmayı, basıncı, ağrıyı, sıcağı, soğuğu vb. duyuları algılayan almaçlar vardır.
Aşağıdaki şekli inceleyerek derinin bölümleri hakkında bilgi edinelim.
Deri, üst deri ve alt deri olmak üzere iki tabakadan oluşur.

Derinin bölümleri

a) Üst deri: Derinin alt bölümlerini koruyan tabakadır. Bu tabakada kan damarları ve sinirler bulunmaz. Üst derinin en dış bölümü ölü hücrelerden meydana gelmiştir. Bu bölümün altında canlı hücrelerden oluşan bir tabaka bulunur. Bu tabaka, deriyi güneşten gelen zararlı ışınlardan korur. Üst deride ayrıca derinin rengini belirleyen hücreler de vardır.
b) Alt deri: Üst deriye göre daha kalın olan alt deri, canlı hücrelerden oluşur. Alt deride kan damarları, kıl kasları, sinirler, ter bezleri, yağ bezleri, kıl kökleri ve duyu almaçları yer alır. Bu bölümün en altında ise yağ tabakası bulunur. Yağ tabakası vücudu çarpmalara ve vurmalara karşı korur ve vücudun ısı kaybını önler. Burada yer alan ter bezleri, terleme ile boşaltıma yardımcı olur.1. Vücudumuzu dış etkilerden koruma,2. Mikropların girişini önleme,3. Terleme yaparak boşaltımı sağlama,4.
Gözeneklerle solunum yapma gibi görevleri yerine getirir.

Derimizle nasıl hissederiz?Alt derideki duyu  almaçları sıcak, soğuk, basınç, sertlik, yumuşaklık gibi duyuları algılar. Duyu almaçları ile alınan duyular, sinirler yoluyla beyne iletilir ve burada değerlendirilip algılanır. Derinin her yerinde aynı oranda duyu almacı yoktur. Bu yüzden de algılama duyusu derimizin her bölgesinde aynı değildir. Parmak uçları, dudaklar gibi bölgelerde algılama daha fazladır.

Önemli NOT:Derinin vücudun dışını tamamen kaplayan en büyük duyu organımızdır.Derinin görevi vücut ısısını ayarlamak, solunuma ve boşaltıma yardımcı olmak, vücudu dış etkilerden korumaktır.Derinin üzerinde dokunmayı, basıncı, ağrıyı, sıcağı vb. duyuları algılayan almaçların vardır.

Koku ve Tat Alma Arasında Bir İlişki Olabilir mi?Koku ve tat alma organlarımız birbiriyle uyumlu olarak çalışır. Dilimiz bir besinin tadını, burnumuz da kokusunu algılar. Kokusu iyi alınamayan besinlerin tadı da iyi alınamaz.Örneğin nezle olduğumuzda kokuları tam olarak alamadığımız için besinlerin tadını da tam olarak alamayız. Besinlerin tadını tam olarak alabilmek için burun ve dilin birlikte görev yapması gerekir.

BURUN

· Koku alma organımızdır. Aynı zamanda solunum sistemimizin de organıdır.
·
Burunda bulunan kıllar ve mukus dışarıdan alınan havanın süzülmesini ve akciğerlere bu şekilde iletimini sağlar. Havayı ısıtır ve nemlendirir.
·
Burun boşluğunun üstünde sarı bölge denilen koklama reseptörleri bulunur.
·
Alınan havadaki koku molekülleri burun sıvısı içinde çözündüğünde reseptörler algılayabilir.
· Koku alma duyusu çabuk yorulur. Bu yüzden ortamda bulunan aynı şiddetteki kokuya bir süre sonra alışılır.

Burun hastalıkları;
Sinüzit: Burun boşluklarının (sinüs) iltihaplanmasıdır.
Saman nezlesi: İlkbahar aylarında bitkilerin çevreye yaydığı polenlere duyulan alerjik bir hastalıktır.
Burun kanaması: Ergenlik döneminde büyümeye bağlı, orta yaşlarda ise yüksek tansiyona bağlı burun kılcallarının çatlaması hastalığıdır.

DİL


· Tat alma organımızdır. Tat almakla beraber konuşma, besinlerin ağızda hareketi ve yutulmasını sağlar.
·
Dilin yüzeyinde tat tomurcukları (papila) denen epitel doku yapıları vardır.
·
Papilanın içerisinde duyu epitelleri bulunur. Bu epiteller tadın algılanması ve sinir hücrelerine aktarılması ile görevlidir.
·
Temel tatlar; ekşi, tatlı, tuzlu ve acıdır.
· Dilin uç kısmı tatlı, ön kenarlar tuzlu, arka kenarlar ekşiyi ve arka kısmı acı tatları algılar. Tadın algılanması için madde moleküllerinin tükürük sıvısında çözünmesi gerekir.

Tat körlüğü: kalıtsal olarak tatların alınmaması hastalığıdır.
Dil iltihabı: dil üzerinde bakteriyel bir hastalıktır.
Dil yarası: hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilen dil üzerindeki kızarıklık ve kabarcıklar şeklindeki yaralardır.
Duyu Organlarımızın SağlığıDuyu organlarımızın sağlıklı kalabilmeleri için onları düzenli olarak kontrol ettirmeliyiz.


Göz sağlığımız için;

• Gözlerimizi temiz tutmalıyız. Başkalarına ait havlu ve gözlükleri kullanmamalıyız.
• Televizyonu uzun süre ve yakından izlememeliyiz.
• Okuma sırasında gözlerimiz ile kitap arasındaki uzaklığın
20–35 cm olmasına dikkat etmeliyiz.
• Gözlerimizi aşırı ışıktan korumalıyız.
• Gözlerimizin görme yeteneğini artırmak için A vitamini içeren besinler yemeliyiz.


Kulak sağlığımız için;

• Kulaklarımızı temiz tutmalıyız.
• Kulaklarımızı soğuktan korumalıyız.
• Kulaklarımızı sert cisimlerle karıştırmamalıyız.
• Kulaklarımızı dış darbelerden korumalıyız.
• Yüksek sesli ortamlarda bulunmamalıyız.
• Patlama sesi gibi şiddetli seslerin olduğu ortamlarda, oluşan basıncın kulak zarımıza zarar vermesini engellemek için ağzımızı açmalıyız.


Burun sağlığımız için;

• Burun kıllarını koparmamalıyız.
• Burnumuzu karıştırmamalıyız.
• Sigara içmemeliyiz.
• Ne olduğunu bilmediğimiz ya da kokusu keskin olan maddeleri koklamamalıyız.

Deri sağlığımız için;
• Derimizi ezilme, kesilme ve yanmalardan korumalıyız.
• Vücudumuzu temiz tutarak deri üzerinde mikropların üremesine engel olmalıyız. Bunun için derimizin üstündeki kirleri ve ölü hücreleri, sık sık yıkanarak vücudumuzdan uzaklaştırmalıyız.


Dil sağlığımız için;

• Ağız temizliğine önem vermeliyiz.
• Çok sıcak ya da çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmalıyız.
• Alkol ve sigara kullanmamalı ve dilimize zarar verebilecek bazı kimyasal maddelerden uzak durmalıyız.

Sindirim Sistemi [Vucudumuzdaki Sistemler]

Sindirim: Büyük moleküllü besin maddelerinin, sindirim sistemi organlarında parçalanarak, kana geçebilecek hale gelmesine sindirim denir.

Besin maddelerinin içeriklerine göre karbonhidrat, yağ, protein, vitamin, su ve mineraller olarak gruplandırıldığını biliyoruz. Besin içerikleri büyük moleküllerdir. Büyük moleküllü besin içeriklerinin hücrelerimizin kullanabileceği kadar küçük moleküllere parçalanması gerekir. Yediğimiz besinler hücrelerimize geçebilecek duruma sindirim işlemi sonucunda gelir.

Büyük moleküllü besin maddeleri:

Karbonhidratlar ——————>Glikoz
Proteinler ——————>Amino asit
Yağlar ——————>Yağ asidi+ gliserol (gliserin)
Şeklindeki küçük moleküller haline gelerek kana geçerler.

Sindirim faaliyetleri iki çeşittir: Mekanik sindirim ve Kimyasal sindirim

1) Mekanik Sindirim: Besinlerin sindirim enzimleri kullanılmadan, yalnızca fiziksel olarak – dil, diş, mide, bağırsak hareketleri sayesinde- parçalanıp, küçük parçacıklar haline getirilmesidir. Yani besinlerin kesilmesi, parçalanması, mide ve bağırsaklarda salgılanan sular sayesinde boza kıvamına getirilmesidir.
2) Kimyasal Sindirim: Parçalanmış ve sulandırılmış besinlerin enzimler yardımıyla ( tükürük, mide ve bağırsak öz suları, pankreas ve karaciğer salgılarıyla) kimyasal değişime uğrayıp, yapı taşlarına parçalanmasına denir. Kimyasal sindirimde mutlaka enzim ve su kullanılır.

Sindirim sistemini oluşturan organlar

• Ağız: Besinlerin mekanik sindirimi çiğneme ile gerçekleşir. Karbonhidratların kimyasal sindirimi ise tükürük içerisinde bulunan enzimler sayesinde başlar.
• Yanaklar, dudaklar, küçük dil ve damak tarafından çevrilmiş boşluktur. Ağızda dişler, dil ve tükürük bezleri bulunur.
• Yutak: Besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesini sağlar.Yutakta sindirim olmaz.
• Yemek Borusu: Besinleri yapısında bulunan kaslar yardımıyla mideye iletir.Yemek borusunda sindirim gerçekleşmez.
Mide: Besinlerin mekanik sindirimi, midenin kasılıp gevşeme hareketi ile devam eder. Kimyasal sindirim ise mide öz suyu içinde bulunan mide asidi ve enzimler tarafından gerçekleştirilir. Böylece, besinler parçalanarak küçük moleküller hâline getirilmiş olur. Proteinlerin sindirimi midede başlar.
• İnce Bağırsak: Yağların kimyasal sindirimi burada başlar. İnce bağırsağa gelen pankreas öz suyu ile yağların, karbonhidratların ve proteinlerin sindirimi tamamlanır. Besinler ince bağırsakta en küçük moleküllerine kadar parçalanır. Bu moleküllerin ince bağırsaktan kan damarlarına geçmesi olayına emilim adı verilir. İnce bağırsak, sindirim sistemimizin en uzun bölümüdür.
• Kalın Bağırsak: Besinler içerisinde kalan su, kalın bağırsak tarafından emilir. Atık maddeler ise sindirim sisteminin son bölümü olan anüse gönderilir.
• Anüs: Besin maddelerinin vücudumuz tarafından kullanılamayan bölümü anüs yoluyla atık madde olarak vücuttan uzaklaştırılır.

Sindirime yardımcı organlar

http://img1.loadtr.com/b-405545-Karaci%C4%9Fer_.jpgKaraciğer: Safra adı verilen bir salgı üretir. Safra salgısı bir kanal yoluyla, yağların kimyasal sindirimini gerçekleştirmek üzere ince bağırsağa gönderilir. Karaciğer Vücudun en büyük organı olup ( yaklaşık 2 kg kadar), karın boşluğunda ve sağ üst kısmında yer alır. Karaciğer sağ lob ve sol lob olmak üzere iki kısma ayrılır. Loblarda öd salgısı ( safra ) üretilir. Karaciğerden ayrılan bir kanal, loblarda üretilen safrayı safra kesesine taşır.
http://www.saglikpark.com/i/image/diyabet-pankreas-02-01.jpgPankreas: Pankreas öz suyunu salgılar. Pankreas öz suyu proteinlerin, karbonhidratların ve yağların kimyasal sindirimini gerçekleştiren enzimler içerir.
Midenin sol alt kısmında yer alır. Uzunca bir yaprağı andırır. Ortasında boydan boya uzanan bir kanal vardır. Pankreas hem hormon, hem de enzim salgılayan karma bir bezdir.
* Pankreas, ince bağırsağın uyarması sonucu öz su salgılar. Pankreas öz suyunda lipaz, amilaz ve tripsinojen enzimleri bulunur.
Lipaz, amilaz ve tirpsinojen enzimleri, protein, yağ ve karbonhidrat sindiriminde etkilidir. Pankreas, bu enzimleri virsung kanalı ile onikiparmak bağırsağına aktarır.
* Pankreas aynı zamanda insülin ve glukagon hormonlarını salgılar ve doğrudan kana verir. İnsülin kandaki şeker oranını azaltıcı etki yapar. Glukagon ise kandaki şeker oranını artırıcı etki yapar. İnsülin hormonunun çeşitli sebeplerle yeterince salgılanamaması şeker hastalığına yol açar. Çünkü böyle bir durumda kandaki şeker miktarı yükselir.

Önemli notlar:

1. Canlılar hayatları için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlar.
2. Besinlerdeki enerjiyi elde edebilmek için o besinleri küçük parçalara ayırıp hücre içine almamız lazım.
3. Küçük parçalara ayrılan besinler mitokondride oksijenle yakıldıktan sonra içlerindeki enerji kullanılabilir hale gelir.
4. a) Karbonhidratlar glikoz halinde hücre içine girerler.
b) Proteinler amino asit halinde hücre içine girerler.
c) Yağlar yağ asiti + gliserol halinde hücre içine girerler.
5. Asıl enerji kaynaklarımız karbonhidratlardır.
6. Su, mineraller ve vitaminler sindirime uğramadan kana geçerler.
7. a) Karbonhidratların sindirimi ağızda başlar ince bağırsakta sona erer.
b) Proteinlerin sindirimi midede başlar ince bağırsakta sona erer.
c) yağların sindirimi ince bağırsakta başlar ince bağırsakta sona erer.
8. İnce bağırsakta sindirilmiş olan besinler hücrelere aktarılmak üzere kana geçer bu olaya emilim denir.
9. Sindirim artıkları kalın bağırsağa aktarılır orda su, mineraller ve vitaminin emilimi gerçekleşir. Kalanlar ise anüse aktarılır ve buradan da vücut dışına atılır.


Sindirim sistemi hastalıkları

1. Ülser: Mide özsuyunun mide ve onikiparmak bağırsağını aşındırmasıdır.
2. Reflü: Asitli mide içeriğinin yemek borusuna uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olması.
3. Gastrit: Mideyi koruyan mukozanın iltihaplanması.
4. Dizanteri: Basit yapılı canlıların kalın bağırsağa yerleşerek yol açtıkları hastalıktır.
5. Gıda zehirlenmesi: Bozulmuş, mikroplu yada kirli besinlerin yol açtığı hastalıktır.

ARŞİMET (ARCHIMEDES) (İÖ. 287-212)

http://bilimce.net/wp-content/uploads/2007/04/archimedes1.JPG

Arşimet (Archimedes) , Fen Bilgisi, Fen Ve Teknoloji, Bilim İnsanları

Dünya , uzun süre evrenin merkezi olarak kabul edildi. Bunu sağ duyu da besliyordu. Öyle ya bugün bile hepimize, sıradan insana Güneş, Dünya’nın çevresinde dönüyor gibi gelmiyor mu?

Tarımda en büyük buluş kuşkusuz sabandır. Sabanı, toprağı yaran ve havalandıran bir kama olarak düşünürüz. Gerçekten bu kama da ilkel mekanik buluşların en önemlilerindendir. Ama saban aynı zamanda başka bir önem daha taşımaktadır: toprağı kaldıran bir kaldıraçtır, gerçekten de kaldıracın ilk uygulamalarındandır. Uzun yıllar sonra Arşimet, Yunanlılara kaldıraç kavramını anlatırken, kaldıraca dayanak bulabilse, Dünyayı yerinden oynatabileceğini söylemişti. Ama bu olaydan binlerce yıl önce, Ortadoğu’da saban süren çiftçiler, “bana bir kaldıraç ver, tüm dünyayı beslerim” derlerdi.

Daha önce değindiğim gibi, tarım, hiç değilse, bir kez daha ve çok daha sonra, Amerika’da keşfedilmiştir. Ama saban ve tekerlek keşfedilmemişti, çünkü her ikisi de çekim hayvanlarını gereksindirir.Ortadoğu’da bazit tarımdan sonra varılan aşama, çeki hayvanlarının evcilleştirilmesi olmuştur. Bu biyolojik aşamaya varamadığı için, Yeni Dünya toprağın sopayla kazılıp, yükün sırtta taşındığı düzeyde kaldı. Çömlekçi çarkını bile bulamadı.

Bir Yunan matematikçisi, fizikçisi ve mühendisi olan Arşimet, belki de çağının en büyük bilim adamıydı.İlk kez, bir dairenin çevresinin çapına oranını(pi sayısını) tam olarak hesaplamış; silindir ve diğer geometrik şekillerin alan ve hacimlerinin nasıl hesaplandığını göstermiştir. Batan cisimleri etki eden kaldırma kuvvetinin doğasını keşfi ile tanınır ve de çok yetenekli bir mucit olarak bilinir. Bugün bile hala kullanılan pratik keşiflerinden biri Arşimet vidasıdır. Bu vida, eğimli olarak dönen halka boru şeklinde olup genellikle gemiden suyu çıkarmak için kullanılır.O, mancınığı keşfetmiş ve ağır yükleri kaldırmak için ağırlıklar, makaralar ve kaldıraç sistemlerini bulmuştur.O’nun icatları, Romalıların iki yıllık kuşatmaları sırasında, doğduğu şehrin (Syracuse) savunmasında askerlerce başarıyla kullanılmıştır.

Rivayete göre, Kral 2.Hieron’un tacının saf altından mı yoksa başka metallerin karışımından mı yapıldığı kral tarafından Arşimet’e sorulur. Araştırma işleminin taca zarar vermeden yapılması istenir.Kuyumcu sahtekarlık yaparak içine değersiz madenler koymuş mudur? Arşimet o sıra hamamda soruyu düşünüyordu.Banyo teknesine oturduğu sırada, teknenin üstünden akıp giden suyun miktarının bedeninin suya dalan bölümünün hacmine eşit olduğu dikkatini çekti.Arşimet, tacını bütününü bir banyodaki suya daldırdıktan sonra, kaybettiği ağırlığa dikkat ederek çözümü buldu. Bu keşfinden dolayı Arşimet çok heyecanlanmış, “Onu buldum” anlamına gelen Yunanca “Eureka!”diye bağırarak çıplak şekilde Syracuse’nın caddelerinde koşmuştur.

İÖ 287’de dolaylarında doğan Siracusalı Arkhimedes klasik çağların belki de en büyük bilim adamlarındandır. Mekanik biliminde efsanevi başarılar elde etmiş (” Bana bir kaldıraç verin, bir de onu dayayacağım bir yer gösterin, dünyayı yerinden oynatayım”), bir çember ile çapı arasındaki oranı gösteren pi değerini (3,142…) çok küçük bir hatayla ilk kez hesaplayan kişi olmuş, evnehih kaç kum tanesi alacağını-elbette, evrenin boyutlarının bilindiğini varsayarak-kestirmeye çalışmıştır.

Yaşamıyla ilgili en çok bilinen öykülerden birinde, kralı ve koruyucusu 2. Hieron, ondan, işlediğinden kuşkulandığı bir suçu araştırması ister.Öykü (Vitruvius Pollio) tarafından şöyle anlatılır:

“Hieron,Arkhimedes’ten, kendisine verilen bir taç ya da çelengin, ona bir zarar vermeden, saf altın olup olmadığını, kuyumcunun sahtekarlık yaparak ona daha değersiz bir maden katıp katmadığını ortaya çıkarması istemişti.

Arşimet sorunu kafasında evirip çevirirken bir rastlantı sonucu hamamda bulunuyordu. Orada banyo teknesine oturduğu sırada, teknenin üstünden akıp giden suyun miktarının bedeninin suya dalan bölümünün hacmine eşit olduğu dikkatini çekti. Hemen sorunun çözüm yolunu gördü. bekleyemedi ve o heyecanla hamamdan dışarı fırladı. sokaklarda çırılçıplak evine doğru koşarken avazı çıktığı kadar aradığı şeyi bulduğunu haykırdı: Bir yandan koşuyor, bir yandan da durmadan Yunanca bağırıyordu: Eureka! Eureka! Buldum! Buldum!

Arşimet eve döndükten sonra kendi üzerinde denediği şeyi altın taçla da yaptı. Kuyumcunun bir miktar gümüş kattığı anlaşıldı ve zavallı kuyumcu idam edildi.

Siracusalı Arşimet “bana bir kaldıraç verin, bir de onu dayayacağım bir yer gösterin, dünyayı yerinden oynatayım” demişti.

İÖ 214 yılında Siracusa’yı Romalı general Marcellus denizden ve karadan kuşatmıştı. Arşimet, şimdi de bir kahraman olarak karşımıza çıkar. Roma donanması tam iki yıl boyunca körfezde tutmayı başarır.Tarihçi Plutarkhos şöyle anlatır:

” Romalılar saldırdığında böylesine büyük bir askeri güce ve böylesine şiddetli bir saldırıya karşı koymalarının olanaksız olduğunu düşünen Siracusa halkının dehşetten dili tutuldu. Ne var ki Arşimet hemen makinelerini kullanmaya başladı. Makineler, Roma kara güçlerine okları, mızrakları, koca koca taşları öyle inanılmaz bir gürültüyle ve hızla atmaya başladı ki, bunların önünde hiçbir şeyin ayakta kalması olanaklı değildi. Önlerine çıkan her şeyi yıkıp döktüler, saflar arasında korkunç bir kargaşaya yol açtılar.

Kentin deniz tarafında, surların üzerinden, Roma kadırgalarına olağanüstü bir hızla çarpıp onları hemen batırmak için gerekli şeylerle donatılmış kocaman kalaslar fırlatan muazzam makineler kuruldu: Turna kuşlarının gagalarına benzeyen demir çengellerle ya da kancalarla pruvasından yukarı çekilen, sonra da kıçları üzerine suya düşen gemiler denizin dibini boyladı. Halatlarla ve çengellerle kıyıya doğru çekilen birtakım gemiler ise hızla ilerleyip kent surlarının altında yükselen kayalara bindirdikten sonrada paramparça oldular, tayfaları da oracıkta can verdi

Sık sık bir gemi denizden alınıp yukarı kaldırıldı ve havada asılı kalıp fırıl fırıl dönüp durdu: manzara çok korkunçtu. Bu sırada insanlar sallantının şiddetiyle gemiden düştü; en sonunda da gemi, makeninin bırakmasıyla ya sulara çarpıp parçalandı ya da denize batıp gitti.

Marcellus’un sekiz kadırga üzerinde ileri sürdüğü, aynı adı taşıyan müzik aletine benzemesi nedeniyle Sambuka denilen makineye gelince, Arşimet, surlarda bir hayli uzak olduğu halde ona arka arkaya onar kiloluk üç kaya fırlattı; hepsi de büyük bir gürültüyle ve şiddetle çarptı ve makineyi parçalayıp darmadağın etti.

Marcellus, bu tehlike karşısında, kadırgalarını olabildiğince hızlı bir biçimde geri çekti, sonra.kara güçlerinin de aynı şekilde geri çekilmesi için emirler yolladı. Ardından savaş meclisini topladı. Mecliste, mümkünse ertesi sabah gün doğmadan surlara yaklaşma kararı alında. Çünkü böyle bir durumda Arşimet’in makinelerinin fırlattığı okların, mızrakların ve taşların, makineler çok güçlü olduğundan, başlarının üzerinden geçip gideceğini düşündüler. Ne var ki Arşimet, makinelerin bütün uzaklıklara göre ayarlayarak uzun zamandır kendisini buna hazırlamaktaydı. Ayrıca surlara delikler açtırmış ve buralara okları çok uzaklara fırlatmayan ama çok seri biçimde atan skorpionları ( dev boyutlu mekanik yaylar) yerleştirmişti. Dolaysıyla, işlerin aslında hiç de düşündükleri gibi olmadığını bilmeyen Romalılar, surlara yaklaştıklarında, tepelerinden aşağı yağmur gibi boşanan bir kargı ve koca koca taş bulutuyla karşılandılar: Çünkü makineler bütün o şeyleri surların her noktasından fırlatıyordu. Bu, onları geri çekilmek zorunda bıraktı. Biraz uzaklaştıklarında bu kez geri dönüş yollarına daha büyük makineler ir attığı Siracusalılara herhangi bir karşılık verme fırsatı tanıdan gemilerine büyük hasar verdiği gibi savaşçılarına arasında da korkunç bir zayiata yol açan başka oklara hedef oldular. Çünkü Arşimet makinelerinin çoğunu surların hemen altına yerleştirmişti. Bu yüzden, görünmeyen bir düşmanın sürekli saldırısına maruz kalan Romalılar sanki Tanrılara karşı savaşıyor gibiydi.

Fakat Marcellus kendi atıcılarıyla ve mühendislerinin haline gülüyordu. “Niçin bu matematik Briareos’u ile savaşmaktan vazgeçmiyoruz?” diye soruyordu; “ kıyıya oturup alay edermişçesine denizden yaptığımız saldırıları utanç verici bir biçimde boşa çıkaran, bir defada bizim yüzümüzü birden vurarak yüz kollu masal devlerini bile geçen bu insanoğlu kim?”

Aslında geri kalan bütün Siracusalılar, Arşimet’in bataryasında bir gövdenin parçası gibiydiler. Her şeyi kendisi yönetiyordu. Bütün öteki silahlar bir kenarda duruyordu. Kentin tek saldırı ve savunma silahları Arşimet’inkilerdi. Romalılar sonunda öyle dehşete düştüler ki, surların üzerinden bir ipin ya da bir sopanın uzatıldığını gördüklerinde bile Arşimet’in bir makineyi kendilerine çevirdiğini haykırıp arkalarını dönerek kaçmaya başladılar. Bunu gören marcellus saldırarak ilerleme düşüncesinden vazgeçti ve her şeyi zamana bırakıp kuşatmayı ablukaya çevirdi.

Ancak Arşimet o denli derin kavrayışlı, o denli yüce gönüllü ve matematik bilgisi o denil çoktu ki, bu makineleri bulması ona insandan çok tanrılara özgü bilgiler bahşedilmiş bir insan unvanı kazandırdı; ne var ki onun bunları yazılı olarak bırakmak gibi bir kaygısı hiç olmadı. Çünkü o bütünüyle mekanik üzerinde yoğunlaşmanın ve kamuya hizmet eden her sanatın değersiz ve iğrenç bir şey olduğunu düşünüyor, bir tek, yaşamın zorunlu kıldığı şeylerle hiçbir bağı olmayan ve yalnızca mantıksal doğrulukan ve kanıtlamadan doğan gerçek kusursuzluğu yakalayan kafa işlerinden zevk duyuyordu.

Fakat onunla ilgili olarak anlatılan bazı şeyleri de akıl almaz diye reddetmeye kalkmayacağız: Sürekli bir perinin, yani geometrinin büyüsü altında olduğu için ne yer içer ne de kendine bakarmış. Çoğu zaman hamama zorla götürürlermiş. Oradayken de küllerin üzerine geometrik şekiller çizer, yağlandığında parmağıyla bedenine çizgiler çekermiş. Duyduğu zihinsel haz onu bu denli kendinden geçirir, bilim onu böylesine coştururmuş. Birçok ilginç ve mükemmel buluşun yaratıcısı olduğu halde, arkadaşlarının, mezar taşına yalnızca içinde küre çizili bir silidir kazımalarını ve içerilen cismin hacminin içeren cismin hacmine oranını yazmalarını istediği söylenir. Kendisini ve Siracusa kentini Romalılar karşı korumak için elinden gelen her şeyi yapan Archimedes işte böyle biriydi.”

Roma donanması, Arşimet’in silahlarından uzak durarak üç yıllık bir kuşatmanın (ablukanın) ardından Siracusa düştü. Plutarkhos, dehanın ölümünü şöyle anlatır:

“Marcellus’u en fazla etkileyen Arşimet’in kötü yazgısı oldu: O sırada bir matematik problemi üzerinde çalışıyordu ve çizdiği şekle öyle dalmıştı ki ne Romalıların telaşlı seslerini duydu ne de kentin alındığını fark etti. Bir asker ansızın odasına girip marcellus’a gitmek için kendisini izlemesini emretti. Fakat Arşimet çalıştığı problemi çözene kadar bunu yapmak istemedi.Asker öfkeyle kılıcını çekip onu öldürdü. Marcellus, onun ölümüne çok üzüldü. Dinsiz ve iğrenç biriymiş gibi onu öldüren askere yüz çevirdi: Arşimet’in akrabalarını aratıp buldurarak onlara değerli armağanlar verdi.”

Romalılar, Arşimet’in kendilerine verdiği dersten yararlanamadılar.Birkaç yıl sonra Annibal’ın İkinci Pön Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından yüzyıllar boyunca zorlu bir düşmanla karşılaşmadılar En sonunda barbarların üstün askerlik bilgileri sonucunda imparatorluk çöktü

Romalıların askerlik becerileri İS 4. yüzyıla dek iyice zayıfladı; bununla birlikte güçlerinin doruğunda olduklarında bile Hunların ağır okları “dört nala giden atlarının üzerinden şaşmaz bir isabetle atan” okçularına dayanmakta güçlük çektiler. Herhalde Arşimet, Hunları takdir ederdi.”