DENİZ KAPLUMBAĞALARI IŞIK KİRLİLİĞİNDEN NASIL ETKİLENİR

http://www.ntvmsnbc.com/news/252784.jpg

Kaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi akarak denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, araba, sokak lambası varsa yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların gece çıkmalarının asıl sebebi  ise kızgın güneşten korunmak içindir. Gündüz çıkacak olsalar güneşin kavurucu sıcaklığı onları derhal kurutup öldürecektir.

Deniz Kaplumbağaları

Denizkaplumbağaları yaklaşık 95 milyon yıldan beri dünyamızda yaşamaktadırlar. Ataları, yıllar önce, dinazorların yaşadığı devirde deniz ortamına geçmiş dev kara kaplumbağalarıdır. İlk deniz kaplumbağaları bugünkülere pek benzemiyorlardı. Değişimleri milyonlarca yıl sürmüş ve
ayakları yüzgeç şekline dönüşmüş, ağır ve kocaman gövdeleri yassılarak daha hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim almıştır. Dinazorlar ve dev kara kaplumbağaları tamamen yok olmuşlardır; bugün ancak müzelerde fosillerini görebilmekteyiz. Fakat denizkaplumbağaları nasıl olduysa yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. Bunların yedi değişik türü, dünyamızı çevreleyen sıcak ve ılıman okyanuslarda hâlâ yüzmektedirler. Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında, bütün hayatlarını suda geçirirler. Denizkaplumbağaları denizi balıklarla, balinalarla, diğer deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar. Ülkemiz sularında bu türlerden sadece iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas).

Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas) (LINNAEUS, 1758)

Türkçe ismi yeşil kaplumbağadır. Dişileri karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında bütün hayatları denizde/suda geçer. Deri altında kemik plaklardan oluşmuş kabuk vardır. Üyeleri dört tane ve yüzgeç halini almıştır. Baş gövdeye göre küçüktür ve başta plaklar vardır. Diğer deniz kaplumbağaları gibi başını ve yüzgeçlerini kabuk içine çekemez. Ön yüzgeçler arka yüzgeçlere göre büyüktür. Boyu yaklaşık 1 metre, ağırlığı 150kg’a kadar çıkabilir. Deniz otlarıyla beslenir.

Üreme mevsimi Mayıs-Ekim ayları arasındadır. Yumurta bırakma yeri yumurtadan çıktıkları kumsaldır. Bu kumsalı nasıl buldukları ise hala anlaşılamamıştır. Kristof Kolomb Yeni Dünya’yı keşfettiği zaman Karaib Denizi’nde milyonlarca denizkaplumbağası bulunuyordu. Kolomb ve onu onu takip eden diğer kâşifler, tüccarlar, sömürgeciler ve korsanlar özellikle bir tür denizkaplumbağasının etinin lezzetli olduğunun farkına vardılar. Bu kaplumbağa tamamen kahverengi olup, boyu 1 metreye, ağırlığı ise 136 kilograma kadar ulaşabiliyor ve kıyıya yakın sığ sularda yetişen deniz otlarıyla besleniyordu. Denizciler bu uysal hayvanı kolayca avlayabiliyorlardı. Onu, kabuğunun üzerine sırt üstü devirip savunmasız hale getirdikten sonra yüzgeçlerini bağlayıp taze ete ihtiyaçları olduğu zaman öldürmek üzere gemilerine götürüyorlardı. Bu kaplumbağa, vücudundaki yağın rengi yediği ottan dolayı yeşil olduğundan “yeşil kaplumbağa” diye isimlendirilmiştir. Otla beslenen tek denizkaplumbağası türüdür. Yüzyıllar sonra günümüzde de yeşil kaplumbağalar hâlâ avlanıp, öldürülmekte ve sayıları gün geçtikçe azalmaktadır.

Sini Kaplumbağası (Caretta caretta)

Sini kaplumbağası yeşilden biraz daha ufaktır. Ağırlığı 135-180 kilogram arasında değişer. Yengeç ve başka deniz hayvanlarıyla beslenir. Bu kaplumbağa mercan yuvaları ve kayaların yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası, geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir. Diğer denizkaplumbağaları gibi, bu da kara kaplumbağalarının tersine başını kabuğunun içine çekemez. Kabuğu bir zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri korumasızdır. Bazı köpekbalıkları ve katil balinalar açıkta kalan bu kısımlara saldırabilirler. Fakat sini kaplumbağası iri ve hızlı olduğundan doğal düşmanı çok azdır.

Yeşil Kaplumbağa Yumurtuyor

Dişi yeşil kaplumbağa, her zaman yuvasını yaptığı kumsala tek başına çıktı. Bir süre önce yakın sularda bir erkek yeşil kaplumbağa ile çiftleşmişti. Artık yumurtlama zamanı gelmişti. Bir yumurtlama mevsiminde üç veya dört kere yumurtlayabilir. Suda ne kadar hızlı ve ortama uyumluysa, karada da tam tersine o kadar yavaş, hantal ve savunmasızdır. Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla çekti ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği kadar ilerledi. Yüzgeçleriyle vücuduna göre bir yuva kazdı. Yuvaya yerleşip arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak şişe şeklinde bir delik kazdı. Sonra bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz ve kaplı görünümü veren yaklaşık yüz adet yumurta bıraktı. Kaplumbağa, yumurtlaması bittikten sonra yuvayı kumla örtecek ve arkasında traktör izine benzeyen bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir. Ne yazık ki anne kaplumbağa yumurtalarını ne kadar çok tehlikenin beklediğinden habersiz. Çoğu kez insanlar, yumurtaları meraktan veya yemek için topluyor. Ayrıca köpek, tilki veya kum yengeci yumurtaları yemeye çok meraklı. Bu yüzden kaplumbağaların ürediği kumsallar mutlak koruma altına alınmalıdır.

Yumurtadan Çıkan Yavrular

Kumsala varan güneş ışınları kuma gömülü kaplumbağa yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin yumurtadan hemen hemen aynı zamanda çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar. Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine olanak sağlayan basamaklar oluşturur. Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar. Derken bir gece veya bir sabah erken saatlerde kumsalda koyu renkli küçük kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik yavrular sürünerek denize doğru yol alırlar.

Denize Doğru Yarış

Kaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi akarak denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, araba, sokak lambası varsa yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların gece çıkmalarının asıl sebebi  ise kızgın güneşten korunmak içindir. Gündüz çıkacak olsalar güneşin kavurucu sıcaklığı onları derhal kurutup öldürecektir.

Yumurtadan çıkan yavruların kabukları yumaşaktır ve kendilerini koruma nitelikleri çok az olduğundan pek çok doğal düşmana yem olur: Yengeç orduları onları yakalar veya deniz kuşları toplanıp, küçük kaplumbağaları keskin gagalarıyla yakalayıp kendilerine ziyafet çekerler. Yavrulardan çok azı denize varabilir ve bunların çoğu balıklara yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki tanesi hayatta kalır. Yaşamlarının ilk yılını nerede geçirdikleri doğanın çok sayıdaki sırlarından biridir. Örneğin yeşil kaplumbağalar bir yaşına gelip kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar hiç ortalıkta görünmezler. Bir yaşındaki yavrular bir yemek tabağı büyüklüğündedirler.

HAYATI DENİZDE GEÇEN BİR CANLI NİÇİN KARAYA ÇIKSIN?

Denizde yaşayıp, beslenen kaplumbağa karaya bir tek amaç için çıkar; soy devamını sağlamak. Yüzlerce kilometreyi ve büyük tehlikeleri aşarak karaya çıkan deniz kaplumbağaları yuvalamak için kendisine uygun kum arar. Kumu bulunca yuva yapmaya başlar. Önce, ön ve arka yüzgeçlerini ritmik bir şekilde kullanarak geniş bir çukur oluşturur. Bu geniş çukur içine arka yüzgeçlerini kullanarak 30-40cm çapında 60-70cm derinlikte bir çukur açar. Arka yüzgeçlerini kullanarak kumu pençe hareketi ile dışarı atar, çukur oluştuktan sonra çukur ağzına, saracak şekilde, arka yüzgeçlerini yerleştirir. Böylece çukura kumun dِkülmesine engel teşkil etmiş olur. Bundan sonra çukura yumurtalarını bırakır. Yumurtalar ping-pong topu büyüklüğündedir. Yumurta bırakma işi bitince arka yüzgeçlerini kullanarak çukuru kapatır. Açmış olduğu geniş alanı, burayı terk ederken, arka ve ön yüzgeçleri kullanarak kumla kapatmaya çalışır. Bu şekilde yavruların gelişimi yumurta içinde güvenle olur. Artık kaplumbağa yorgun argın denize doğru yol alır. Kum güneş ışınları ile ısınır ve altındaki yumurtaları ısıtır. Bu şekilde yavruların gelişimi yaklaşık olarak 45-60 gün sürmektedir. Yavrular gece veya sabaha doğru yumurtadan çıkar. Yavrular suyun üzerindeki ışık yansımalarını görerek denize doğru yönlenirler. Suya varmaları normal koşullar altında 10-15 dakika sürer. Ancak sahilin kirli oluşu, yengeçlerin, tilkilerin, köpeklerin, deniz kuşlarının bulunması halinde bu süre işlemeyebilir. Ya ölürler ya da yem olurlar. Denize girdikleri zaman da büyük balıkların saldırısına uğrarlar.

Denizkaplumbağaları Nerelerde Yumurtlar?

Denizkaplumbağaları dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak içinde yaşarlar. Akdeniz’de olduğu gibi Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşayan kaplumbağa topluluklarının sayıları da her geçen gün azalmaktadır. Denizkaplumbağalarının başka bir özelliği büyüdükleri zaman yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleridir. Bu kaplumbağaların yumartlamak için binlerce kilometre yüzdükten sonra doğdukları yeri nasıl buldukları bilim adamlarınca halen tam anlaşılamamıştır. Akdeniz’deki denizkaplumbağalarının bir kısmının da sadece Akdeniz’de yaşadığı ve kışladığı sanılmaktadır. Kaplumbağaların bu göç hareketleri “markalama”, yani üzerlerine konan özel işaretler ile ancak izlenebilmektedir.

Kaplumbağalar mı? Kaplumbağa Ürünleri mi?

Denizkaplumbağaları dünyamızdan hızla yok olmakta. Oysa yok olan bir hayvan türü bir daha hiçbir zaman geri gelmeyecektir. Yok olma sebeplerinden biri de insanların kaplumbağaları çeşitli amaçlarla avlamasından ileri gelmekte. Bazı kaplumbağaların kabuğundan “bağ” denen taraklar, gözlük çerçeveleri, düğme vb. yapılmakta. Çok pahalı olan bu maddeleri artık insanların satması da alması da doğru değildir. Bazı kaplumbağaların derisinden çanta ve pabuç yapılmakta. Bazılarından ise çorba… Kimi yörelerde kaplumbağa kanının bazı hastalıklara iyi geldiği inancı yaygınsa da bunun doğru olmadığı artık anlaşılmıştır. Unutmayın, siz veya çevrenizdekiler yukarıda saydıklarımızı kullanıyorsanız, bu ender hayvanın yok olmasına sebep oluyorsunuz demektir.

Kaplumbağa Avı

Çok eskiden beri kıyılarda yaşayanlar, ailelerinin beslenmesine katkıda bulunmak için denizkaplumbağalarını avlamışlardr. Bazen tek bir balıkçı bir kaplumbağayı besin olarak kullanmak amacıyla zıpkınlamış; bazen de grup halindeki balıkçılar, soluk almak için su yüzüne çıkan kaplumbağları ağlarla yakalayıp yemek üzere köylerine götürmüştür. Yıllar boyunca denizkaplumbağalarının bol olduğu zamanlarda bu tip avlanmaların kaplumbağa sayısını çok az etkilediği zannediliyordu. Fakat denizkaplumbağasına istek giderek arttı. Ya kaplumbağa avlayıp satarak ya da kaplumbağadan yapılmış ürünler satılarak para kazanılıyordu. Denizkaplumbağası avlamak kazançlı bir iş haline gelmişti. Böylece avcılar kaplumbağaları kimi zaman denizde, kimi zaman da yumurtlamaya çıktıklarında daha yumurtalarını bırakamadan yüzlercesine yakalamaya başladılar. Kaplumbağalar giderek azaldılar ve hemen hemen yok oldular. Ülkemizde yasalar bütün denizkaplumbağalarını koruma altına almış ve kaplumbağa ürünlerinin ticaretini yasaklamıştır. Yine de bu yasaklara uymayan kişiler halen aramızda bulunmaktadır.

Trolcüler ve Kaplumbağalar

Dünyanın her yerinde ticari balıkçı tekneleri denizlerden yiyecek sağlar. Bu teknelerin bazıları kıyı sularında dolaşıp deniz dibini “Trol” denen büyük ağlarla tarayarak avlanırlar. Deniz dibini tarayarak yapılan bu tarz balıkçılık, balık, karides, mercan yuvalarına çok zarar verdiği gibi, ne yazık ki çoğu zaman Caretta Caretta cinsi kaplumbağalar da tesadüfen bu ağlara yakalanmaktadır. Örneğin,  birçok kaplumbağa, karides trolcülerin büyük huni şeklinde ağlarına yakalanıp, karideslerle beraber ağın içinde sürükleniyorlar ve su yüzeyine çıkıp nefes alamadıkları için de boğulup ölüyor. Böylece az sayıda kalan denizkaplumbağaları daha da azalıyor. Bu soruna bir çözüm yolu bulunması gerekmekte. Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğu kıyılarındaki karides balıkçıları bu konuda yardımcı olmakta ve sadece karidesi içine alıp,  kaplumbağanın giremeyeceği şekilde yapılmış yeni ağlar yapmaktadırlar.

Yumurtlayacak Yeri Yok

Bir denizkaplumbağası Türkiye’nin güney sahillerinin cennet köşelerinden biri olan Side kıyılarında bir kumsala sürünerek çıkar, şaşırır. Bir de ne görür? Kumsalın büyük bir kısmını apartman ve oteller işgal etmiş. Geri kalan dar kumsal şeridinde ise insan kalabalığı vardır. Kaplumbağa tekrar denize açılıp gece geri döner. Bu sefer pencerelerdeki yüzlerce ışık ortalığı aydınlattığından kumsal pırıl pırıldır. Kumsalın bazı yerleri ise beton rıhtımlarla çevrelenmiş ve yükselmiş. Kaplumbağaya artık yumurtlayacak yer kalmamıştır. Kıyının başka bir yerinde başka bir kaplumbağa boş kalmış ufak ber kumsal şeridine çıkıp yumurtlar. Yavrular yumurtalardan çıkma günü gelince ışıklara doğru sürünürler. Fakat vardıkları yer deniz değil, yakındaki bir yolun sokak lambalarının ışığıdır. Ertesi gün yakıcı güneşin altında hepsi ölecektir. Bir zamanlar denizkaplumbağalarının güvence içinde yumurtlamalarına uygun yüzlerce kilometre uzunluğunda kıyılar vardı. Bugün artık her şey değişti.

Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin “Bütün Yönleriyle Denizkaplumbağaları” adlı yayınından alınmıştır.

http://www.kultur.gov.tr/portal/default_tr.asp?belgeno=6609

Akdeniz Kaplumbağaları Caretta Caretta’lar koruma altında

Akdeniz kaplumbağaları, 200 milyon yıldan bu yana nesillerini sürdürmeyi başaran dünyadaki en eski canlı türü.
Dünyadaki 7 tür deniz kaplumbağasından 2 türü Akdeniz’de yaşam mücadelesi veriyor.

Bunlar hepimizce yakından tanınan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağaları. Akdeniz’in mavi sularında yaşam mücadelesi veren caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağaları binlerce kilometrelik Akdeniz’de nesillerinin tükenmemesi için yumurtlayacak sahillerin önemli bölümünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde buluyorlar.

Bugüne kadar yapılmış olan çalışmalar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerinin özellikle koruma altına alınan deniz kaplumbağaları bakımından Akdeniz’de önemli yumurtlama alanlarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu çalışmaların süreklilik kazanması ve her yıl yapılması KKTC’nin tanıtılması ve turizm açısından büyük önem taşıyor. Hazırlanan broşür ve çıkartmalar kumsalları ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere dağıtılıyor.

Dünyada “nesli tükenme tehlikesi” altında olan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının KKTC kumsallarına gelerek yumurtalarını bırakmakta olmaları KKTC sahillerinin çok temiz ve halen bakir olduğunun en güzel göstergesi. Alagadi, Karpaz, Altınkum ve Kuzey Karpaz sahilleri olmak üzere toplam 4 alanda yumurtlama alanları mevcut.

Alagadi bölgesi “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ilan edilip projelendirildi. Bu çerçevede Karpaz sahillerinde de özel koruma alanları çalışmaları yürütülüyor.

200 milyon yıllık bir canlı Deniz kaplumbağaları için neden bu kadar korunma uğraşı veriliyor? Diye bir soru akla gelebilir. Yapılan bilimsel araştırmalarda elde edilen sonuçlar bu sorunun yanıtını fazlasıyla veriyor:

“Yaklaşık 100-200 milyon yıldan beri nesillerini devam ettirebilen deniz kaplumbağaları, hızla gelişen sanayileşme ve insan aktiviteleri sonucunda hızla kirlenen dünyamızda günümüzde nesillerini devam ettirebilmek için büyük mücadele veriyorlar. Bu büyük mücadeleye rağmen başta caretta caretta ve chelonia mydas olmak üzere 7 tür deniz kaplumbağasının nesilleri hızla yok olmaya doğru gitmektedir. Denize kıyısı olan tüm dünya ülkelerinde 1979 yılında bir stok sayımı yapıldı. Stok sayımı sonuçları 1979 yılında Wasington’da yapılan Dünya Deniz Kaplumbağalarını Koruma Konferansı’nda açıklandı. Buna göre dünyada 100-200.000 ergin caretta caretta dişisi kaldığı rapor edilmiştir. Bu azalma karada ve denizde çok fazla olan predatörleri, deniz kirliliği ve insanoğlunun bilinçli ve bilinçsizce yaptığı tahribattan kaynaklanmaktadır. Tüm Akdeniz’de yılda 300-400 adet dişi chelonia mydas ve 2000 adet dişi caretta carettanın yumurtladığı bilinmektedir. 3 bin 171 yuva Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerinde 1992-1996 yılları çalışmalarda şu sonuçlar elde edildi:1992 yılında 65 kumsalda 200 yuva; 1993 yılında 68 kumsalda 571 yuva; 1994 yılında 77 kumsalda 980 yuva1995 yılında 876 yuva; 1996 yılında 544 yuva. Sadece yuvalar hesaplanacak olursa, deniz kaplumbağalarının 1992-1996′yı kapsayan 5 yılda KKTC kumsallarına toplam 3 bin 171 yuva yaptığı ortaya çıkar.

Bu verilere göre tüm Akdeniz’de yaşadığı kabul edilen chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının yaklaşık yüzde 25′in, caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının ise yaklaşık yüzde 10′u yumurta bırakmak için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerini seçiyor.

Bu gerçeğin bilincinde olan (Marine Turtle Conservation Project) Deniz Kaplumbağalarını Koruma Projesi gönüllüleri, 1992 yılından beri, Kuzey Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği (KKKKD) ile işbirliği halinde çalışıyorlar. İngiltere’deki çeşitli üniversitelerde okuyan İngiliz ve yabancı uyruklu öğrencileri yanında Türkiyeli ve Kıbrıslı öğrencilerin oluşturduğu grup, bu yıl yine merkezleri durumundaki Alagadi’de deniz kamplumbağalarının korunması yönünde çok yoğun ve özverili bir çalışma yürüttüler. Çeşitli ülkelerden gelip tek bir amaç için Kuzey Kıbrıs’ta buluşan gönüllü gençler, tam anlamıyla “deniz kaplumbağalarını koruma melekleri” gibi çalıştılar. Alagadi’de bu çalışmalar sürerken Çevre Koruma Dairesi de Karpaz kumsallarına çıkan kaplumbağaların korunması yönünde çalışmalarını yürütüyor. Uluslararası açıdan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzakı durumundaki deniz kaplumbağalarını koruma çalışmaları her yıl çok daha iyi düzeye çıkarılıyor. Dünyanın uyguladığı abmargolara rağmen Kuzey Kıbrıs’a gelerek gönüllü kaplumbağaları koruma meleği gibi çalışan onlarca ülke gencine olanaklar sağlanıyor. Dünyanın ortak malı olan değerler yaşatılıyor.

http://members.tripod.com/kibrisevi/ozel/caretta.htm

About these ads

One thought on “DENİZ KAPLUMBAĞALARI IŞIK KİRLİLİĞİNDEN NASIL ETKİLENİR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s